Kahve bahane


Dedem,
Sevgiyle ellerinden öpüyorum. Mektuplarıma hızlı cevaplar beklemiyorum. Maksat aramıza giren mesafeler sohbetimiz bölmesin. Bilirim ki görüşemesek de kalplerimiz bir atar. Ortada affedilecek bir husus yok. Gönül ne kahve ister, ne kahvehane gönül sohbet ister kahve bahane..

Dedem, eski günleri yâd etmek için bazen evde kendi kendime semâ’ ediyorum. Semâ’ ederken bazen hüşu içinde tüm dünya dertlerinden sıyrılıyorum. Bazense aldığım semâ’ dersleri aklıma geliyor. Tam 6 ay sürmüştü eğitimim, ne daha uzun ne daha kısa. Tahtalı bir çivinin üzerinde aldığım günleri hatırlayınca parmağımın arasında ki çiviyi hissediyorum hala. O çivi sanki halen parmaklarımın arasında ve sol ayağım sabit dönüyorum zikrederek. Zikir başlayınca düşünceler uzaklaşıyor, sıyrılıyorum düşüncelerden. O zaman aklıma ne aldığım eğitim, ne dünyevi dertler geliyor. Baş başa kalmak O’nunla, ismine haykırarak.

Bazense dedem özlüyorum semâ’ etmeyi ama nedense bu özlemimi dindirmek için semâ’ etmiyorum. Bazense bu özlem güzel geliyor. Sevgiliyi özlemek gibi burada çekilen özlemden sonra yapılan semâ’ ayrı bir lezzetli oluyor.

Senin etrafında semâ’ etmeyi de özledim dedem.

  1. Henüz hiç yorum yok.

You must be logged in to post a comment.