Aşıklar


Sevgili Dedem,
Uzun zamandır yazamadım, öncelikle kusuruma bakma. Tabi bu süre zarfında havadisler birikti.

Biliyorsun bu yıl üniversite son sınıftayım, bu nedenle staj yeri arıyordum bir süredir. İş yerleriyle görüşmelere gitmek, kabul edilmek çok zormuş dedem. Artık üniversite okumak yetmezmiş, staj eylemek lazımmış. Bu nedenle bunu da icra edelim diye çırpınıyorum bir süredir. İstanbul’da her şey olduğu gibi staj için bir yer bulmak da oldukça güç oldu. En nihayetinde duvarında semazen fotoğrafı olan bir iş yerine dek geldik, konu konuyu açtı. Sanırım kanlarımız uyuştu yeni patronumuzla, yakında staja başlıyorum. Hz. Mevlana hakkında sohbet etmek güzel geldi. Seninle uzaktan hasbi hal ediyoruz ama yüz yüze sohbet etmek de güzel geldi dedem. Senin sohbetlerinin yerini tutmaz elbet, zira senin sohbetinin lezzeti bambaşka.

Sohbet esnasında ofiste ki çalışma ortamının ne kadar güzel olduğunu, arkadaşlığın ne güzel olduğunu çok iyi anlaşıyor gözüktüklerini söyledim. Patron bana şu hikayeyi hatırlattı;

Hz. Mevlâna ve bir kaç dostu yolda yürürlerken iki köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler. Dostlarından biri ne güzel bir dostluk örneği keşke insanlar da bundan örnek alsa der.

Hz. Pir gülümseyerek yanıt verir.

- Aralarına bir kemik atıver de gör kardeşliklerini..

Bu süreç zarfında Elif Şafak’ın Aşk kitabını aldım dedem, bir kaç gün içerisinde okudum. Şayet okuduysan senin görüşlerini öğrenmeyi çok isterim.

Mektupların arası açılmış olsa da kalbimizde ki köprü yerinde sabit dedem.

Sevgiyle ellerinden öpüyorum

Yorumlar kapalı